1. Hukuki Haberler

Memuriyete Girişte Güvenlik Soruşturması Şartı Öngören Düzenlemenin İptali

Kamuya girişlerde güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılması şartı 7070 sayılı Kanunla getirilmişti. Bu kanunla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48.maddesine ekleme yapılmıştı.

Ekleme ile birlikte 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48.maddesi şu şekildedir:

Madde 48 – (Değişik: 12/5/1982 – 2670/14 md.)

Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.

A) Genel şartlar:

  1. Türk Vatandaşı olmak,
  2. Bu Kanunun 40 ncı maddesindeki yaş şartlarını taşımak,
  3. Bu Kanunun 41 nci maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak,
  4. Kamu haklarından mahrum bulunmamak,
  5. (Değişik: 23/1/2008 – 5728/317 md.) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.
  6. Askerlik durumu itibariyle;

a) Askerlikle ilgisi bulunmamak,

b) Askerlik çağına gelmemiş bulunmak,

c) Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak,

7.53 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek akıl hastalığı bulunmamak.

8.(Ek: 3/10/2016 – KHK-676/74 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/60 md.) Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak.

B) Özel şartlar:

  1. Hizmet göreceği sınıf için 36 ve 41 nci maddelerde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarının birinden diploma almış olmak,
  2. Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48.maddesi’nin (A) bendinin 8.alt bendi Anayasa Mahkemesinin aşağıda belirtilen kararıyla iptal edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin 24.07.2019 tarihli ve E: 2018/73; K: 2019/65 Sayılı Kararı

İptal Talebinin Gerekçesi

İptal davasını açan milletvekillerinin sunduğu dava dilekçesinde bu bendin iptal edilmesi gerektiği hususu şu şekilde belirtilmiştir:

  • Kamu hizmetine girme hakkına ilişkin koşulların Kanunla düzenlenmesinin zorunlu olduğu,
  • Dava konusu kuralla, kamu görevine girişte güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılması şartı öngörüldüğü halde soruşturma ve araştırmanın nasıl yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmadığı,
  • Bireyin temel hak ve özgürlüklerini esaslı bir şekilde etkileyen ve sınırlandıran bir konuda yasama organının temel düzenlemeleri yapmayarak uygulamaya ilişkin hususları idareye bırakmasının yasama yetkisinin devrine sebebiyet verdiği,

Belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 7., 13., 70. Ve 128.maddelerine aykırı olduğu belirtilmiştir.

Anayasaya Aykırılık Sorunu

Bu kuralla, güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılması devlet memurluğuna alımlarda genel şartlar arasında sayılmıştır. Buna göre bir kişinin devlet memuru olabilmesi için güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırmasının da yapılması gerekmektedir.

Anayasa’nın “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20.maddesinde;

“Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.

….

(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/2 md.) Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” denilmek suretiyle kişisel verilen korunması, özel hayatın gizliliğinin korunması kapsamında güvenceye kavuşturulmuştur.

Anayasa’nın 13.maddesinde;

“Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” Hükmüne yer verilmiştir.

Anayasa’nın 128.maddesinin 2.fıkrasında;

“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” Kuralına yer verilmiştir. Böylece memurlar ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri ve atanmalarına ilişkin hususların kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.

Bu çerçevede, kanuni düzenleme ilkesi, düzenlenen alanda temel ilkelerin kanunla konulmasını ve çerçevenin kanunla çizilmesini ifade etmektedir. Bu ilke uyarınca, kamu görevlilerinin nitelikleri ve atanmalarına ilişkin kuralların kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerekir.

Kişisel Verilerin Korunmasını İsteme Hakkı – Güvenlik Soruşturması

Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, insan onurunun korunması ve bireyin kişiliğini serbestçe geliştirebilmesi hakkının özel bir biçimi olarak bireyin hak ve özgürlüklerini kişisel verilerin işlenmesi sırasında korumayı amaçlamaktadır.

Anayasanın yukarıda belirtilen 20.maddesi uyarınca, kişisel veriler ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Bu nedenle bu hakkı ilgilendiren yasal düzenlemelerin açık, anlaşılabilir ve söz konusu hakkın kullanılabilmesine elverişli olmalıdır. Ancak böyle bir düzenleme ile kişilerin özel hayatlarını ilgilendiren veri, bilgi ve belgelerin resmi makamların keyfi müdahalelerine karşı korunması mümkün hale gelebilir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 3.maddesi;

Bu maddeye göre kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade etmektedir.

Kişisel veri Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarında şu şekilde ifade edilmiştir:

“…. Adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgiler değil; telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, IP adresi, e-posta adresi, hobiler, tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri, sağlık bilgileri gibi kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm veriler….” Kişisel veri olarak kabul edilmektedir.

Bu çerçevede güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ile elde edilen bilgiler kişisel veri niteliğindedir. İptali istenen kuralla, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında kamu mercileri tarafından özel yaşamı ile ilgili sorular sorulması da dâhil olmak üzere bir bireyin özel hayatı, iş ve sosyal yaşamıyla ilgili bilgilerin alınması, kaydedilmesi ve kullanılması özel hayata saygı hakkına sınırlama niteliğindedir.

Anayasanın 129.maddesi;

Bu maddenin birinci fıkrasında, memurlar ve kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülükleri düzenlenmiştir.

Bu hususlar gözönüne alınarak kamu görevlerine atanacak kişiler bakımından bir takım şartlar getirilmesi doğaldır. Bu şekilde aranan nitelikler kamu hizmetinin etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütülmesi amacına yöneliktir.

Dolayısıyla kamu görevine atanmadan önce kişilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasını öngören kural kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Ancak bu kuralın kötüye kullanılmasını engelleyecek güvencelerin sağlanması ve kullanımının çerçevesinin açık bir şekilde çizilmesi gerekir.

Sonuç

Kural güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılması memurluğa alımlarda genel şartlar arasında sayılmasına karşın;

  • Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırmasına konu edilebilecek bilgilerin neler olduğuna,
  • Bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına,
  • Hangi mercilerin güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırmasını yapacağına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamıştır.

Başka bir deyişle, güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirtilmeksizin kuralla sadece Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılması devlet memurluğuna alımlarda aranacak şartlar arasında sayılmıştır.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda devlet memurluğuna atanmada esas alınacak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin;

  • Alınmasına,
  • Kullanılmasına ve
  • İşlenmesine

Yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13., 20. ve 128.maddeleriyle bağdaşmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13., 20. ve 128.maddelerine aykırıdır; iptali gerekir.

 

Anayasa Mahkemesi kararının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Comments to: Memuriyete Girişte Güvenlik Soruşturması Şartı Öngören Düzenlemenin İptali

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir